Atatürk Hava Limanı Girişindeyim.
Güvenlikten kapıya kadar her aşama gayet kolay ve akıcı gerçekleşti. Yurtdışı çıkış pulumu aldım. Kabin valiziyle seyahat edeceğime göre check in i kiosktan yapıp biletimi bastırmam saniyelerimi aldı. Pasaport kontrolüyle beraber uçuşa hazırım.
Havaalanının mescidi maalesef çok kirli ve bakımsız.
Bunun en önemli nedeni yolcuların burayı uyuma ve yemek yeme salonu olarak kullanmaları. Buna bir düzen getirmeliler.

Uçağımız 19:40 'da havalandı. 3 saatlik yolculuğumuz THY kaptan pilotunun neşeli selamlamasıyla başladı. "Eveeet, nasılız bakalım? Bizleri soracak olursanız biz gayet iyiyiz. Kalkış saatimizi geçtik biliyorum ama 15 dakika sonra havalanacağız. Şu anda sıra bekliyoruz" diyerek gayet neşeli ve pozitif biçimde yolcuları bilgilendirdi.
Seyahat esnasında THY nin muhteşem lezzetleri yine damaklarda bayram havası estirdi. Somon enfesti. Browni de..
Patates püresi ve patlıcan kızartması mmmm. Gayet rahat ve güzel bir yolculuktan sonra inişe hazırız.
Saat 23 00 ve Eyfel Kulesindeyiz. Saat başı Eyfel Kulesinin ışıkları yanıyor. Bu harika bir ışık gösterisi. Şanslıyız 2 dakika ile yakaladık.
Montmartre, Paris in en yüksek rakımı olan yeri. Paris manzarasını izleyebileceğiniz en güzel noktalardan biri. Burada manzara seyredebilir. Tepede ki Sacre Coeur Bazilikası gezebilir ve alanda bulunan ressamlara portrenizi yaptırabilirsiniz. Tepede bulunan ressamlar dar sokaklar buraya ayrı bir hava katıyor. Burasını Montrmartre Treni ile gezmek isterseniz 40 dakikası 6 Euro. Bileti atmazsanız gün boyu geçerli. Burada bulunmuş ressamlar arasında Picasso, Dali, Monet, Van Gogh sayılabilir.
Louvre Müzesinin girişindeyiz. 13 yy başında inşa edilmiş. Adını kuvvet güç anlamına gelen kelimeden alan saray 14. yy da kraliyet merkezi olmuş. 15. yy da saray Loire nin kıyısına taşınınca Louvre bakımsız kalmış 3. Napolyon zamanında müze haline gelmiş. İçinde sanat koleksiyonları ve sanat eserleri barındıran bu müzenin 3 gün boyunca durmaksızın gezilecek kadar büyük olduğu söyleniyor.
Paris Champs Elysees de bulunan Disney Mağazası nda Disney temalı birçok ürün bulabiliyorsunuz. Disney hatıra eşyaları, kostümler, kalemler, bardaklar ve birçok şey. Kızıma birçok hediye aldım. Mutlu olacak bunları görünce..
Paris in en ünlü patisserie. Çok çeşitli makaronların ve pastaların bulunduğu saray gibi bir mekan. Kesinlikle uğranmalı.
Champs Elysees caddesinin en sonunda Arc de Triomphe yani Özgürlük Anıtı var. Buraya gelince tüm caddeler ayağınızın altında. Bu anıt Fransa için savaşanlar anısına yapılmış.
1889 da Gustave Eiffel tarafından inşa edilen kule bugün Paris in simgesi konumunda. Uzunluğu 324 m. Kulenin toplam ağırlığı 10 000 ton civarındaymış. Ancak zemine verdiği ağırlık bir sandalyenin 4 ayağı ağırlığındaymış. Kulede 2 restaurant bulunuyor. 70 Euro civarında bir akşam yemeği yenebilir. Kulenin tepesine çıkmak için 15 Euro bedel ödeniyor. Paris kuşbakışı ayaklarınızın altında.
Concorde Meydanı. Burası Fransa nın en büyük meydanı Giyotin bu meydanda kurulmuş ve birçok infaz burada gerçekleşmiş. Fransız devrimi sonrasında Concorde Meydanı adını almış.
Bu dönme dolap her yılbaşında buraya kuruluyormuş ve 2 ay boyunca hizmet veriyormuş. Mart gibi sökülüyor.
Paris..Şıklık ve zerafet şehri. Lafayette mağazası 1893 den bu yana Haussmann Bulvarında. Altın renginde balkonları ve balkonların açıldığı büyük alandaki kubbesi ile baş döndüren bir yapı.
Şıklığı ve lezzeti bir arada bulabileceğiniz bir restaurant arıyorsanız işte Pinto. Champs Elysees de bulunan bu restaurant da tavsiyem 4 peynirli pizza, dana carpaccio ve deniz ürünleri salatası
Dönerken Boing' e denk geliyor uçuşum. Gayet rahat ve eğlenceli bir seyahatten sonra beni en çok heyecanlandıran bölüm. Free Shop alışverişi ;)
Güvenlikten kapıya kadar her aşama gayet kolay ve akıcı gerçekleşti. Yurtdışı çıkış pulumu aldım. Kabin valiziyle seyahat edeceğime göre check in i kiosktan yapıp biletimi bastırmam saniyelerimi aldı. Pasaport kontrolüyle beraber uçuşa hazırım.
Havaalanının mescidi maalesef çok kirli ve bakımsız.
Bunun en önemli nedeni yolcuların burayı uyuma ve yemek yeme salonu olarak kullanmaları. Buna bir düzen getirmeliler.
Uçağımız 19:40 'da havalandı. 3 saatlik yolculuğumuz THY kaptan pilotunun neşeli selamlamasıyla başladı. "Eveeet, nasılız bakalım? Bizleri soracak olursanız biz gayet iyiyiz. Kalkış saatimizi geçtik biliyorum ama 15 dakika sonra havalanacağız. Şu anda sıra bekliyoruz" diyerek gayet neşeli ve pozitif biçimde yolcuları bilgilendirdi.
Seyahat esnasında THY nin muhteşem lezzetleri yine damaklarda bayram havası estirdi. Somon enfesti. Browni de..
Patates püresi ve patlıcan kızartması mmmm. Gayet rahat ve güzel bir yolculuktan sonra inişe hazırız.
Saat 23 00 ve Eyfel Kulesindeyiz. Saat başı Eyfel Kulesinin ışıkları yanıyor. Bu harika bir ışık gösterisi. Şanslıyız 2 dakika ile yakaladık.
Ortaçağ' da gotik tarzda yapılmış bir katedral. Paris in diğer önemli yapıları gibi bu da Seine Nehri kıyısında kurulmuş. Girişi batıya bakıyor. 19. yy başlarında Paris şehir planlamacıları katedralin bakımsızlığından ötürü katedrali yıktırmak istemişler. Ünlü Fransız yazar Victor Hugo halkın ilgisini çekmek için Notre Dame' ın Kamburu adlı romanı yazmış. Roman katedralin kurtarılması için kampanya başlatılmasını sağlayarak katedralin yenilenmesinde büyük rol oynamış. Bugüne kadar Notre Dame ' ın Kamburu ' nda ki kahramanı hep bu katedralde gerçekten çalışmış bir zangoç sanıyordum. :)
Montmartre, Paris in en yüksek rakımı olan yeri. Paris manzarasını izleyebileceğiniz en güzel noktalardan biri. Burada manzara seyredebilir. Tepede ki Sacre Coeur Bazilikası gezebilir ve alanda bulunan ressamlara portrenizi yaptırabilirsiniz. Tepede bulunan ressamlar dar sokaklar buraya ayrı bir hava katıyor. Burasını Montrmartre Treni ile gezmek isterseniz 40 dakikası 6 Euro. Bileti atmazsanız gün boyu geçerli. Burada bulunmuş ressamlar arasında Picasso, Dali, Monet, Van Gogh sayılabilir.