28 Ekim 2011 Cuma

Dünyanın Ortasında Bir Yer..

Bir tiyatro aşığı olarak kaç (3 sezondur şehir tiyatrolarında oynanan oyun bundan önceki yıllarda devlet tiyatroları tarafından oynandı)  sezondur oynanan ve -benim bildiğim 7 tane ödül almış bu oyunu neden daha önce izlemedim diye hayıflanıyordum oyundan çıktığımda...


Oyun; görsel efektleriyle, Özen Yula'nın şiirsel katmanlarıyla bezediği nefis tekstiyle, oyunculukları ve konusuyla şehir tiyatrolarında izlediğim en güzel oyunlarından biriydi.

Dünyanın Ortasında bir Yer, kadın - erkek; güçlü - güçsüz insanların ilişkilerini çok çarpıcı şekilde anlatıyor. Acı çekenin kendine bu acıyı çektirene karşılık neleri göze alabileceğini şaşkınlıkla izliyorsunuz.

Tiyatroyu eğlence amacı olarak görmenin ötesine geçebilmenin tezahürü..

Oyun, çoklu kültürler konusunda nefis betimlemeler kullanmış,
Değirmen dövme, tecavuz, aldatma, doğa gibi bir çok farklı sahneyi, müzikle birleştirerek dansçılarla ve perde oyunlarıyla ışık şölenine dönüştürmeleri şehir tiyatrolarının ne kadar ilerlediğini gösteriyor.

Oyunun bir handikapı vardı o da kısa süreli de olsa yabancı dilde yapılan söylencelerin üst yazı şekilde sahne üstünde yer alması ve bir çok cümlenin çevrilmemesi üzücüydü.



Fazla söze gerek yok..
Oyundan bir pasaj ..


Eski bir şarkı gibi sevdi can' ı
İlk sevdalısının yerine koydu da sevdi
Usunu susturup, yüreğiyle duydu da sevdi
Söylenciler boyu beklediği buyduda sev'di
Sevgi bu olmalıydı....




Musahipzade Celal Sahnesi'nin hemen yanında bulunan bir lokanta var. Yaşar Bafra .. Tavuk suyu çorbası hiçbir restaurantta bulamayacağınız kadar nefis ve lezzetli.. İBB şehir tiyatrolarının Anadolu yakasında bulunan sahnelerine gitmek ulaşım yoğunluğu açısından her ne kadar zor olsa da Üsküdar Musahipzade denince içeceğim leziz çorbayı hatırlayıp kendimi motive ediyorum.


Emre bey rolüyle Hüseyin Köroğlu' yu Ahten rolüyle Esra Ronabar'ı ve tiyatronun duayenlerinden Tomris İncer'i kutluyorum.