1 Eylül 2013 Pazar

Bir Pazar günü ne yapılır??

Tabi evden erkenden çıkılır. Sultanahmet' e varılır. Dünyanın dört bir yanından gelen ve bunun için büyük bir emek ve para harcayan insanlardan benim ne eksiğim var diyerek etrafa meraklı gözlerle bakılır. Pazar olduğu için tabi önce güzel bir kahvaltı mekanı keşfedilir. Keşfetmek için tecrübe etmiş birinin sözlerine itibar edilir.
Sultanahmet, Akbıyık caddesi üzerindeki Tripadvisor dan mükemmellik ödülü almış Albura Kathisma Cafe'nin nazik ve güleryüzlü personeline günaydın denildikten sonra kahvaltı siparişi verilir.
Paçanga böreği, sahanda yumurta, domates salatalık, peynir çeşitleri, karpuz pide ve mis kokan çay..
Karnımız doyduktan sonra sıra keşfe devam etmeye gelir. 


 
Önce en yakın Yerebatan Sarnıcı'na gidilir. Daha önce birçok kez görülmüştür belki ama çocuk gözüyle bir kez daha değerlendirilir.

 --
İstanbul'un görkemli tarihsel yapılarından olan ve Ayasofya'nın güneybatısında bulunan sarnıç Bizans İmparatoru Justinyan tarafından yaptırılmış. Bizans Devri'nde geniş bir alanı kaplayan ve İmparatorların ikamet ettiği büyük sarayın ve bölgedeki diğer sakinlerin su ihtiyacını karşılayan Yerebatan Sarnıcı, İstanbul' un Osmanlılar tarafından 1453 yılında fethinden sonra, bir müddet daha kullanılmış ve padişahların oturduğu Topkapı Sarayı'nın bahçelerine buradan su verilmiştir. durgun su yerine akan suyu tercih eden Osmanlılar şehirde kendi su tesislerini kurduktan sonra kullanmadıkları anlaşılan sarnıç, İstanbul' a gelen Hollandalı gezgin P. Gyllius tarafından keşfedilmiş. Gyllius, araştırmalarından birinde Ayasofya civarında dolaşırken, buradaki evlerin zemin katlarında bulunan kuyu benzeri yuvarlak büyük deliklerden ev halkının aşağıya sarkıttıkları kovalarla su çektiklerin hatta balık tuttuğunu duymuş. Eline bir meşale alıp sarnıcın üzerinde bulunan bir evin avlusundan yerin altına inen taş basamaklarla sarnıcın içerisine girmiş. Çok zor şartlarda sarnıcı sandalla dolaşarak ölçülerini alıp sütunlarını tespit etmiş. İstanbul'a gelen gezginler bu muhteşem eseri görmeden gitmek istemiyorlar. Sarnıçtan 50.000 ton çamur çıkarılmış ve yürüme alanları yapılarak yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açılmıştır. Ziyaretçiler, suların içinde süzülen balıkları ve kulakları okşayan bir müziğin eşliğinde Medusa başlarını görmek için sütunların arasında gözden kayboluyorlar


Topkapı Sarayı'nın gişe kuyruğundaki yığılmayı göze alabildiyseniz bilet alıp sarayı gezersiniz. Ama biz şimdilik bu ziyareti bir sonraki pazara bıraktık. Bunun yerine eskinin efsane hayvanat bahçesi Gülhane Parkı'na gelip oksijen depolayalım ve Beltur'un işletmelerinden olan Kandil'de Mado'nun keçi sütünden imal edilmiş dondurmalarından ve taze sütlaçlarından yemeden ayrılmayalım dedik..