Perdelerin kapanmasına 2 haftadan daha kısa bir süre kaldı. Bunun burukluğunu yaşarken ben, şehir tiyatrolarında birbiri ardına gelen istifaların ve yeni çıkan yönetmeliğin şaşkınlığı içerisinde aslında ne kadar vahim bir durumda olduğumuzu anlayamamış olduğumu görüyorum. Bugün izlediğim oyunun eleştirisini yapmadan evvel yaşanan gerginliğin bir an çözüme kavuşması gerektiğini dile getirmek istiyorum.
Norveçli yazar İbsen'in, genel ahlak kurallarına uymayan, asi, dişi Hamlet olarak da nitelendirilen muhteşem oyunu Hedda Gabler! Hiç kimseye ve hiç bir şeye tam anlamıyla bağlı olmayan, keskin, acımasız, isyankar, daimi mutsuz, zeki ve hırslı evli bir kadın. Kocası oldukça güvenilirdir fakat Hedda risklerle dolu ve tutku ile bağlı olduğu eski sevgilisi ile karşılaştığında
herşey değişecektir. Evliliği sadece güvenebileceği ve ona sonsuz kabulle yaklaşabilecek bir erkeğe bağlı olmak adına kabul etmiş. Tek eğlencesi general babasının silahları. Tek isteği birşeyler üretmek. Evet belki birşeyler üretmek istiyor ama bunun için en ufak bir çabası da yok. Sonuçta bu istek insanların hayatlarına bir şekilde yön verme eğilimine dönüşüyor. Oldukça trajik bir şekilde.
Gabler Hedda'nın kızlık soyadıdır. İbsen, bunu kadının kacasının karısı olmaktansa babasının kızı olmayı tercih eden kadının tercihini yansıtmak için yapmıştır.
Hedda, Şebnem Kösten tarafından canlandırılmış. Çok başarılı bulduğum bu kadının tek kusurunun kendisinden sadece 1 yaş küçük olduğunu öğrendiğimiz Lena (Meriç Benlioğlu) dan kat kat daha yaşlı gözükmesi.Hal böyle olunca mantık hatası oyuna konsantre olmayı güçleştiriyor.
Yargıç Eraslan Sağlam ise oyuna tam anlamıyla müthiş bir renk katmış.
Lena (Meriç Benlioğlu) ödüllü bir oyuncu ve bu oyunda da muhteşem diksiyonu ses tonu ve kıvırcık uzun saçlarıyla akıllarda kalan bir rol canlandırdı.
Oyun oldukça uzun, 3 saat sürüyor. Fakat uzun süredir izlediğim oyunlar içinde çarpıcı ve tavsiye edilebilir nitelikte.
Norveçli yazar İbsen'in, genel ahlak kurallarına uymayan, asi, dişi Hamlet olarak da nitelendirilen muhteşem oyunu Hedda Gabler! Hiç kimseye ve hiç bir şeye tam anlamıyla bağlı olmayan, keskin, acımasız, isyankar, daimi mutsuz, zeki ve hırslı evli bir kadın. Kocası oldukça güvenilirdir fakat Hedda risklerle dolu ve tutku ile bağlı olduğu eski sevgilisi ile karşılaştığında
herşey değişecektir. Evliliği sadece güvenebileceği ve ona sonsuz kabulle yaklaşabilecek bir erkeğe bağlı olmak adına kabul etmiş. Tek eğlencesi general babasının silahları. Tek isteği birşeyler üretmek. Evet belki birşeyler üretmek istiyor ama bunun için en ufak bir çabası da yok. Sonuçta bu istek insanların hayatlarına bir şekilde yön verme eğilimine dönüşüyor. Oldukça trajik bir şekilde.
Gabler Hedda'nın kızlık soyadıdır. İbsen, bunu kadının kacasının karısı olmaktansa babasının kızı olmayı tercih eden kadının tercihini yansıtmak için yapmıştır.
Hedda, Şebnem Kösten tarafından canlandırılmış. Çok başarılı bulduğum bu kadının tek kusurunun kendisinden sadece 1 yaş küçük olduğunu öğrendiğimiz Lena (Meriç Benlioğlu) dan kat kat daha yaşlı gözükmesi.Hal böyle olunca mantık hatası oyuna konsantre olmayı güçleştiriyor.
Yargıç Eraslan Sağlam ise oyuna tam anlamıyla müthiş bir renk katmış.
Lena (Meriç Benlioğlu) ödüllü bir oyuncu ve bu oyunda da muhteşem diksiyonu ses tonu ve kıvırcık uzun saçlarıyla akıllarda kalan bir rol canlandırdı.
Oyun oldukça uzun, 3 saat sürüyor. Fakat uzun süredir izlediğim oyunlar içinde çarpıcı ve tavsiye edilebilir nitelikte.