22 Nisan 2012 Pazar

Aşkın Sıradan Olması Ne Kadar Mümkün?

Devlet Tiyatroları oyunu. Aşkın Sıradanlığı. Almanya' da yaşayan ünlü bir filozof ve öğrencisinin yaşadığı yasak aşkı anlatan oyun felsefe, siyaset ve aşk temaları içeriyor.

2 saat olduğunu duyduğumda sıkılacağımı düşündüğüm oyunun, son sahnesi bitip de ışıklar yandığında ne kadar da çabuk bitti dedirtecek kadar akıcı olduğunu gördüm.


Nisa Yıldırım ve diğer tecrübeli! oyuncu oyunda gerçekten kötüydü. Vurgu hataları, oyuna kendini verememe. Hatalı kelime ve cümle dizileri oldukça başarısız bir performanstı.

Deniz Elmas ve diğer genç erkek oyuncu ise oldukça enerjik pozitif ve canlı oluşlarıyla oyuna ilgiyi üst seviyede tuttular.


Hüzünlü bir aşk hikayesi.

Martin Heidegger hakkında fikir ve bilgi sahibi olmak için iyi faydalı.

Döner sahne fikri ve zaman geçişleri ilgi çekici fakat sahnenin dönmesini beklemek zaman kaybettirici. Oyun sahneyi bekliyor. Bu doğru değil.


Oyundaki felsefik repliklerse oldukça ilgi çekici akılda kalıcı ve düşündürücüydü. İnsan sahnenin o anda durmasını ve üzerine düşünmeyi ve dakikalarca konuşmayı istiyor.

İşte oyundan güzel bir replik;

Sıradan olan şey, suçlunun otoriteye boyun eğiş tarzlarıydı. üzücü olan gerçek şu ki, gaddarlıkların çoğunu yapanlar, hayatlarında hiçbir zaman bilinçli olarak iyi ya da kötü olmayı seçememiş insanlardı. nazilerin çoğu çocuklarına düşkün babalar, müzikseverler kişilerdi. ürkütücü olan onların normalliğidir. kötülüğün sıradanlığı budur işte!!