Eski romanları film yapmak moda oldu. Biz Türk izleyicisi olarak da bunun sürekliliği için iyi kötü ne kadar yapım varsa hepsini izliyoruz. Müdavimi oluyoruz. Hal böyle olunca da Şerif Gören yönetmenlik günlerine geri dönmek istemiş ve Mehmet Gören yapımcılığıyla Necati Cumalı'nın aynı isimli romanından bir film yapmış.
Filmi dün izledim. Bazı sinemalarda kapalı gişe oynuyordu. Sinemaya gittiğimde bilet bulamamak daha da bir merak uyandırdı bende. Ve sonunda bileti sabahtan almak şartıyla 19.00 matinesine yer bulabildim. Bilet bulabilmemin nedenini sinema salonuna girdiğimde anladım. Bakırköy Avşar' daydım ve havasız küçücük bir odanın içinde buldum kendimi. Cep sineması dedikleri böyle birşey sanırım. Ama bu cepten de öte cepcik! Bu sinema boyutları benim evimde de var hiç olmazsa ses kontrolü ben de olurdu ve temiz bir ortamda film izleyebilirdim. Bir daha bu sinemaya asla gelmem. Türk filmi izleme hatrına katlanmayı kabul ettim.
Film başladı. Konu mahalle baskısı belki ama bu baskıyı vermek yerine zihinlere kazınan şey, erkeklerin sapık, kadınların isterik olduğu. Ben bu kadar insan aşağılayan bir film izlemedim. Necati Cumalı' nın eserleri biraz müstencendir kabul ediyorum ama Şerif Gören bunu beyaz perdeye son derece şık bir şekilde yansıtabilirdi. Oysa, Gören, eski Yeşilçam tekniklerini kullanmış, çekimler, kameranın jöne ve başrol oyuncusu kıza yaklaşması o kadar teknik ki. Filmin doğallığından her 3 dakika da bir uzaklaşıyorsunuz. Anlamsız ve gereksiz konan duş alma sahneleri. Ve konuyla bağlantısı olmayan geçişler.
Filmin en anlamlı sözü şuydu: Zina katli vaciptir. Vaciptir ama fakire vaciptir. Bakın şu ikoncana sadece bu yaz gerçek aşkı 6 kez bulmuş!!!!!!!!!! Kim yargılıyor????!!!!
Filmi dün izledim. Bazı sinemalarda kapalı gişe oynuyordu. Sinemaya gittiğimde bilet bulamamak daha da bir merak uyandırdı bende. Ve sonunda bileti sabahtan almak şartıyla 19.00 matinesine yer bulabildim. Bilet bulabilmemin nedenini sinema salonuna girdiğimde anladım. Bakırköy Avşar' daydım ve havasız küçücük bir odanın içinde buldum kendimi. Cep sineması dedikleri böyle birşey sanırım. Ama bu cepten de öte cepcik! Bu sinema boyutları benim evimde de var hiç olmazsa ses kontrolü ben de olurdu ve temiz bir ortamda film izleyebilirdim. Bir daha bu sinemaya asla gelmem. Türk filmi izleme hatrına katlanmayı kabul ettim.
Film başladı. Konu mahalle baskısı belki ama bu baskıyı vermek yerine zihinlere kazınan şey, erkeklerin sapık, kadınların isterik olduğu. Ben bu kadar insan aşağılayan bir film izlemedim. Necati Cumalı' nın eserleri biraz müstencendir kabul ediyorum ama Şerif Gören bunu beyaz perdeye son derece şık bir şekilde yansıtabilirdi. Oysa, Gören, eski Yeşilçam tekniklerini kullanmış, çekimler, kameranın jöne ve başrol oyuncusu kıza yaklaşması o kadar teknik ki. Filmin doğallığından her 3 dakika da bir uzaklaşıyorsunuz. Anlamsız ve gereksiz konan duş alma sahneleri. Ve konuyla bağlantısı olmayan geçişler.
Filmin en anlamlı sözü şuydu: Zina katli vaciptir. Vaciptir ama fakire vaciptir. Bakın şu ikoncana sadece bu yaz gerçek aşkı 6 kez bulmuş!!!!!!!!!! Kim yargılıyor????!!!!
