21 Mart 2014 Cuma

Trekking OUT Hiking IN

Derelerden patikalardan geçmek, yamaçlara tırmanmak... Güneşi, yağmuru ve rüzgârı, kış boyunca örümcek ağı bağlamış teninde hissetmek... İlk aşamada alışılmış olunan konforun elden gitmesi kaygısıyla pek sıcak yaklaşılmamış, “aman ne işim var börtü böceğin arasında” nidalarıyla terslenmiş de olsa tadı bir kez alındı mı damakta kalan bir ilişki bu. Doğayla kurulan ve kuralları belirlemede iki tarafın da eşit hakka sahip olduğu bu özgürlük; trafik, hava kirliliği, iş, üniversite stresi, uzlaşmak nedir bilmeyen sevgili gibi kavramlardan havlu atanlara inanılmaz bir keyif vaat ediyor.


Doğa yürüyüşü deyince aklımıza hemen ‘trekking’ sözcüğü geliyor ama bu kullanış biçimi bu tip geziler için pek de doğru değil. Trekking; yüksek irtifada, akla “buradan sonra yola katarlarla devam edeceğiz” sözünü getiren yük hayvanları eşliğinde, organize ve kamplı olarak yapılan yürüyüşlere verilen ad aslında. Sırtta taşınan yükler ve yükseklik nedeniyle günlük doğa yürüyüşlerine göre çok daha zor. Trekking, başlı başına bir spor dalı değil de dağcılığın ilk adımı olarak görülüyor. Doğru olan, günübirlik doğa yürüyüşlerini Hiking diye adlandırmak.

Devamı http://www.aldosk.org.tr/haber_detay.asp?haberID=7