| Prag Çek Cumhuriyeti' nin başkenti. Çekoslavakya Slovakya ile 1993 de kadife ayrılıkla ayrılınca Çek Cumhuriyeti adını alıyor. Para birimi Kron. Kron un Tl değerini anlamak için fiyattan iki sıfır atıyoruz. Protestanlık burada doğmuş.Martın Luther ilk dini lider. |
| Kocaman meydan da birbirinden değerli tarihi binalar var. Turistleri gezdirmek için nostaljik araba kiralama hizmeti veriliyor. |
| Çekler kültürel miraslarının yok olmaması için savaşmamışlar . Bu nedenle açık şehir ismi verilmiş. Prag sözlük anlamı eşik. 4. Karel döneminde çok zengin olduğu için Altın şehir ünvanı da var. |
| Aziz Vitus Katedralinden |
| Katedralin kapısında mahşer günü resmedilmiş. Cebrail ölüleri kaldırıyor ve bazılarını Cennet'e bazılarını da Cehennem' e götürüyor. |
| Katedralin mimari yapısının gotik olduğu bunu da heybetli göstermek için yapıldığı biliniyor. |
| 100 kuleli şehir prag aynı zaman da dünyanın en büyük atlı heykeline de sahip |
| Tv vericisi. Bir dönem Doğu ve Batı nın iletişimini bozmak için kullanılmış. |
| Prag da şehrin yüksekten kesiti |
| Dilencilerin para isteme şekli ilginç. Heykelin altında yüzü yere eğilmiş secde şeklinde duran mavi tshırtlü dilenci yüzünüze bakmaya utanıyorum anlamına gelen bu hareketle para dileniyor |
| Heryerde olduğu gibi sokak sanatçıları köprü üzerinde müzik çalarak para topluyorlar |
| Kepler Müzesi |
| Döner burada bayağı tutmuş durumda. |
| Astronomik saat kulesi. Belediye Binası nın dışında yer alan saatin her saat başı yaptığı gösteriyi izlemek için meydanda toplandık. Saatin üstündeki her figürün bir görevi var. Elinde kum saati tutan ölüm, saatine bakıyor. diğer eliyle ölüm çanının ipini çekiyor. Bunun üzerine pencereler açılıyor. arkadan İsa ve havarileri geçiyor. Pencereler bu geçişten sonra kapanıyor. Saatin sağ yanında olan biteni anlamaya çalışan Türk figürü, solda elinde para kesesiyle bir cimri ve bir de kibirli insan figürü bulunuyor. Astronomik saatin efsanesi şöyle; bu saat yapıldığında şehrin ileri gelenleri saatin mükemmelliğinden öyle etkilenmişler ki saati yapan ustanın gözlerine bir daha başka yerde bu saatin aynısını yapmasın diye mil çekmişler. Ama bu usta intikamını almak için saate geliyor ve mekanizmasını bozarak başka çok iyi bir usta tarafından tamir edilene kadar çalışmasını engellemiş. Saat 3 bölümden oluşuyor. Pencere bölümü, saat bölümü ve takvim bölümü. |
| Saatin altında 4 figür var. Kibir, aç gözlülük, şehvet ve ölüm. Bunlar ülkenin en çok korktuğu 4 şeyi ifad ediyor. |
| Bu da saat kulesinde yer alan takvim. Ayları günleri burçları gösteriyor. |
| Turistleri gezdirmek için kullanılan ilginç bir bisiklet |
| Kukla ve gölge tiyatroları Prag da çok ünlü |
| Prag |
| Prag |
| Prag panoramik |
| Protestanlık yok anlamına gelen bu figür kral olmak için katolik olmak gerekliliğinden doğmuş ironik ve ilginç bir sembol |
| Prag da bir out door mağazasındayız. Bu magazada kano almak için kanoyu havuzda deneyebiliyor. Yağmurluk almak için yağmur kabinlerine giriyorsunuz. Kışlık mont alacaksanız montla birlikte camlı bir dondurucu bölüme girip alacağınız ürünü tecrübe edebiliyorsunuz. |
| Potrefena Husa adlı restorandayız. Tüm gün balık hayali kurdum nedense. Balık istediğim için burada yiyecek birşey bulamayıp dışarıda yedim ve buraya birşeyler içmeye geldik. Nurbin Prag da otelde tanıdığımız garson. Bize gönüllü rehberlik yapıyor. |
| Bu görülen şişe alkol değil bir ilaç şişesi. Bu ilacın yararları saymakla bitmiyor. Yaraların üzerine döküldüğünde ertesi gün yaranın yokolmasını sağlamakla başlayıp soğuk algınlığı grip gibi hastalıklara iyi gelme gibi özellikleri bulunan bu ilaçtan ilaç fobim nedeniyle uzak duruyorum. Ama grubumuzdaki Burcu bu şişeyi çok uygun fiyata almış deneyecek. |
| Prag gece menzarası |
| Dans eden bina Tancici Dum, modern mimarinin çarpıcı bir örneği. 1990 ların başında Amerikalı mimar Frank Gehry tarafından tasarlanmış. Bu görünümüyle yapı, dans eden bir çifte benziyor. |
| Prag daki son günümüz sabah kahvaltıdan sonra yola çıkıp Dresden Almanya' ya geçeceğiz. Turun geneli içinde en fazla Prag a gün ayrılması isabetli olmuş. Mümkün olsa bir 3 gün daha burada kalırım. Gerçekten çok güzel ve keyifli bir şehir. |
| Viyana da bulunan bu dönme dolap çelik tekerlek olarak adlandırılıyor ve şehrin simgesi haline gelmiş. |
| Hundertwasser adındaki ressam ''Ressam özgür olmak istediği evler hayal eder ve bunları gerçekleştirir " felsefesiyle Viyana'da bulunan ve çok sayıda turist çeken bu binayı resmetmiş ve hayata geçirmiş. |
| Binayı tasarlarken pencerelerin birbirinden farklı olmasını binanın rengarenk ve binanın içinden ağaçlar çıkmasını istemiş. Binanın ön kısmı da düz değil küçük tepeciklerden oluşuyor. Binayı resmetmeye gelen turistler çoğu kez sokakta alışık olmadıkları yer yüzünden kayıp düşüyorlarmış. |
| Kolonları bile sıradışı şekilde ve renkte. |
| Hava sıcak olacak diye endişelenirken her güne bir yağmurumuz vardı. |
| Viyana Moulin Rouge Vapianodayız. Nişantaşı'nda da daha önce deneyimlediğim bu restaurantın sıradan restaurantlara benzemeyen bir sistemi var. Kapıdan girişte bir kart alıyorsunuz. Bu kartla ne yemek istiyorsanız o bölüme geçiyorsunuz. Makarna (PASTA), Pizza ya da Salata bölümündeki aşçıya istediğiniz yemeğin nasıl olması gerektiğini söylüyorsunuz. Örneğin bir makarna siparişi vereceksiniz; fussuli mi, penne mi, spagetti mi vs önce bunu söylüyorsunuz ve gözünüzün önünde paket açılıyor ve hemen sıcak suya atılarak haşlanmaya bırakılıyor. Ardından makarnanızın soslarının nelerden oluşmasını istediğini söylüyorsunuz. Bu da o anda hazırlanıyor ve size servis ediliyor. Servis edildikten sonra kartı standın önündeki kart okuyucuya tutuyorsunuz. Ödeme yapmanız gereken tutar bu karta işleniyor ve siz çıkarken kapıda bu parayı ödüyorsunuz. Makarnalardan penne yemeyin kalın oluyor diğer makarna türlerini tavsiye ederim. |
| Makarnalarımızı yedik fotograf zamanı |
| Sound of Vienna. Viyana ya gelinirde klasik müzik dinlenmez mi |
| Hanımefendi mezzo soprano. Enfes bir sese sahip |
| Beyefendi bir İtalyan. Hanım sesi hanım kızımızın yanında pek bir sönük kaldı. |
| Konser arasında içecek ikramı. Taze sıkılmış portakal suyu. Serin havada iyi geldi.. |
| Dünyaca meşhur ve her yıl milyonlarca turisti Viyana' ya çeken Viyana konser gecesinde Mozart, Strauss ile salon orkestrası ve solistler ve vals vardı. |
| Viyana caddelerini keşfetmeye başladık. |
| Burası Viyana nın en ünlü kafesi. Aynı zaman da oteli de yanında olan Cafe Sacher e girdiğinizde kendinizi kraliyet ailesinden olarak görüyorsunuz. Servisler, tabaklar ve dekorasyonun parçası bazı noktalarda altın kullanılmış. Zacher pastası buranın en ünlü pastası. Çikolata ve kayısılı kek olarak düşünebileceğiniz pastayı krem şanti ile servis ediyorlar. Ben Torte Divers STK yedim o Sacher torte den daha güzeldi |
| Burada bir Türk kızıyla tanıştık. Kendisi garson olarak çalışıyor. Sinem. Öyle güzel gözleri vardı ki resme dahil edip nazar değmesinden korktum. Melez Güzel ... |
| Kışlık Saray ın merdivenlerindeyim |
| Hem bu gongu çalmak istemişimdir. İyi bir fırsat. Try me yazıyor üstünde daha ne olsun |
| Bu da serginin bir parçası. Asya oyuncaklarından. Bu da denenebilecekler arasındaydı. |
| Müze sonrası doktor arkadaşımızı bekliyoruz, henüz bitiremedi sergiyi.. |
| Acıktık. Pastayı denedik şimdi de ünlü Şnitzelciyi arıyoruz. |
| Viyana'da kaldığımız uyduruk otelden kurtulduğum için seviniyorum. Prag daki görkemli otelden sonra burası hiç hoş değildi. Masa üzerindekı kırıntıları yerlere atma alışkanlığı bu otelde de sürüyor. Sanırım bu Avrupa'lıların ekmeğin nimet olduğunu birilerinden öğrenmeleri gerekiyor. |
| Bu meydana çok yakın bir yerde Kaffee Mayer var. Bratislava' nın en iyi pastaları burada yapılıyor. |
| Bu çeşme tarihi bir çeşme değil. Aksine reklam amaçlı yapılmış. İlk açılışında musluklarından Cola akmış |
| Sokak figürü İGNAZ |
| Seni küçük domuzcuk ne tatlı şey bu böyle |
| Bratislava da tiyatro binası |
| Seni yaramaz seni!! |
| Misafirperver karşılamaya karşılık veren turist hanım |
| Eski şehir merkezinde yemek ve alışveriş molası |
| Kilise de ayin vardı. Son dakika yetişebildiğim törende küçük çocuklar dini müziklerini seslendiriyor ve çalıyorlardı. |
| Alışverişten keyiflisi var mı |
| Buda Kalesi |
| Budapeşte nin geceleri bir başka güzel. Işıklandırmalarıyla dünyaca ünlenen bu masalsı şehrin ışıkları gece 1 den sonra enerji tasarrufu nedeniyle kapatılıyormuş. |
| Sana bir tepeden baktım aziz Budapeşte.. |
| Parlemento binasının uzaktan görünümü. Budapeştenin para birimi Macar Forinti. Harcama yapacağımız zaman TL değerini Forint tutarından 2 sıfır ve yüzde 10 atarak anlayabiliyorsunuz. |
| Doğunun Paris'i Tuna'nın İncisi gibi isimler alan şehirde çok fazla yeraltı kaynak suyu var. Kaynak suları yararları nedeniyle ünlü.2 büyük tren istasyonu var. Buradan İstanbul'a tren varmış :) |
| Yağmur başladı. Sıcak olacağından endişe ettiğimiz tur programımız gayet serin bir havada devam ediyor. Şanslıyız :) |
| Çigan gecesi için Budapeşte'nin en otantik restaurantında Vadasparktayız. Kapıda bizi boğaçalarla karşılıyorlar. Enfes bir poğaça bu.Benim gibi hamur işlerini seven birisi için bulunmaz nimet. |
| Patates buralarda pek makbul herhalde. Herşeyin yanında patates veriliyor. Ördek ve tavuk eti nar gibi kızarmış. Patetes püresi de yanında |
| Kahramanlar Meydanı. Bu meydana yakın New York Otelinin alt katındaki New York Kafe tavsiye edilen mekanlardan. |
| Tren istasyonu |
| Margit adasına giden köprünün sağa dönen ayağındayız.Arpad Köprüsü. 1950 yılında tamamlanan bu köprü 928 m uzunluğunda ve adanın üzerinden geçiyor. Margit adası Tuna nehrinin üzerinde şehir gürültüsünden ve kalabalığından kaçmak isteyenlere iyi bir alternatif. 2,5 km uzunluğundaki bu ada eskiten aristokratların ve zenginlerin dinlence yeri iken günümüzde yeşil atmosferi piknik alanları araç trafiğine kapalı yürüyüş ve bisiklet yolları ile Budapeştenin gözde sayfiye merkezi haline gelmiş. Tarihi ibadet merkezleri, kaplıcalarıyla da ünlü ada da görülebilecek duraklar japon bahçesi, bodor kuyusu, su parkı. |
| Arpad köprüsünün başka açıdan görünümü |
| Özgürlük anıtı Gellert Tepesinin üzerinde Budapeştenin Rus birlikleri tarafından kurtuluşunu simgeliyor. Tuna nehrinden 140 metre yükseklikte. Tepe ismini, Hıristiyan yapmaya çalıştığı halk tarafından bir fıçıya konulup tepeden aşağıya fırlatılan piskopos Gellert en aldığı söyleniyor. |

