26 Mayıs 2013 Pazar

Çanakkale içinde vurdular beni...

En çok etkilendiğim türküydü.. Çanakkale içinde vurdular beni, ölmeden mezara koydular beni. Ana ben gidiyorum düşmana karşı.. Çok severdim söylemeyi. Söylerken acıyı, hasreti, yokluğu, şükrü hissederdim çok küçük yaşımda bile. 1 ay önceydi. Okuldan bir yazı geldi. Sınıfça
Çanakkale Turuna gidiyoruz diye. Böyle bir tur kaçırılmazdı. Zeynep' in tarihi yerinde görmesi, hissetmesini ve bugünlere kolay gelmediğimizi bilmesini istiyordum. Gün geldi çattı. Yolculuk başladı..
Gecenin 3 ü... küçük hanımlar hala ayakta ve cin gibiler

Arkadaşlık böyle birşey :)

Sabah 7:00 Günbatımı tesislerinde kahvaltıdayız. Veliler ve çocuklarla büyük bir masa. Kahvaltı vasat ama kızların keyifleri yerinde. Hepsi sabahın çok erken vakti olduğu için kahvaltı etmek istemiyor ama bütün gün yorulacaklarını düşünerek bi parça zorluyoruz. 

Annesinin prensesi kahvaltısını bitirdi.

Tesisin her yerinden çocuk fışkırıyor. Hepsi bir yana dağıldılar. Bütün gece uyumadıkları halde bu enerjiyi nereden buluyorlar şaşıyorum.



İlk durağımız Bomba sırtı. Burada mezarlıklar sembolik. Alanın tümü mezarlık aslında. Toprağın altı şehitlerimizle dolu. 

57.Alay şehitliği. Çanakkale' yi denizden fethedemeyen düşmanın karadan yaklaşması ile çok büyük kayıplar verdiğimiz bölge.

Mustafa Kemal Atatürk' ün "Ben size dönmeyi değil, ölmeyi emrediyorum" dediği alayın son erine kadar şehit olduğu ve sancağı teslim etmemek için düşman eline geçmeden imha ettiği söylentiler arasında..


Mezarlıklardaki yazılardan askerlerin genç oldukları, yurdun dört bir yanından geldikleri ve o dönemde Osmanlı'nın topraklarının ne kadar geniş olduğu anlaşılıyor







Şehitlik çok kalabalık birçok belediye ve dernek Çanakkale'ye tur düzenlemiş. 
Bu derneklerden biride muharip gaziler derneği. Bizim kızlarda onlarla birer hatıra fotoğrafı çektirmek istediler.
Şehitliğin giriş kapısının sağ tarafında yüksekçe bir kaide üzerinde bronzdan yapılmış heykelde ihtiyar bir gazi, bir kız çocuğunu elinden tutmuş içerideki mezarlara sanki bakıp konuşuyormuş gibi canlandırılmıştır. Bu heykelde tasvir edilen gazi Çanakkale’de savaşmış Hüseyin Kaçmaz isimli biri olup, elinden tuttuğu kız çocuğu de Eylül adındaki torunudur.

Sargı yeri..

25 nisan 1915 tarihinde sabah 10:00 da savaşa 4. 5 saatte 920 askerin 800 ü şehit olmuş. 

Sargı yeri şehitliği olarak anılan bu yerde gezerken gerçekten çok duygulanıyorum. Boğazıma birşey düğümleniyor. Şehitlerin seslenişini duyuyorum sanki. Çektikleri acılar sıkıntılar yüreğimi bir mengene gibi sıkıyor.

Aç, susuz, sıcak hava, bit, haşarat ve türlü yokluklar. En önemlisi de ölüm korkusu ile burun buruna gelmek..


Kuzular durumun önemini henüz kavrayabilecek yaşta değiller. Onlara bir piknik, gezi, eğlence gibi geliyor anlatılanlar. Ama Rehber Ayşe ablamız onlara öyle güzel tasvir ediyor ki o günleri.. 


Küçük güzel tırtıl. Mezarlıklar arasında dolaşıyor

Resim yazısı ekle



Askerlerimizin siperleri


Mustafa Kemal Atatürk'ün bize bağışlandığı an. Meşhur köstekli saatin Atamızın hayatını kurtardığını bilmeyen var mıdır.?


Öğretmenimiz İsmail bey oldukça yoruldu. Gezi için ona ayrıca teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Abide.. Morto limanı ile Çanakkale boğazının girişinde yer alan  ve yapımına 1952 yılında karar verilen ve maddi imkansızlıklar nedeniyle 1960 kadar ancak tamamlanabilen abidenin yüksekliği 42 metre civarında.



Bugünkü rahatımız uğruna canlarını feda eden atalarımınız ruhları şad olsun.


Rehber ablamız 

Acıktık öğlen yemeğimiz çorba ızgara tavuk ve ayran





Zeynep Çanakkale ile ilgili rehberin düzenlediği bilgi yarışmasını kazandı. Ödül töreni :))


Namazgah Tabyası. Tabya üzeri toprakla örtülü sığınak demek.  Boğazın en büyük tabyası olan bu yer bir süre sonra bir bölümü müze haline getirilmiş.