24 Şubat 2013 Pazar

Doğanın eşsiz güzelliğinde bir Cumartesi sabahı

Her mevsimi ayrı güzeldir Abant'ın. Ben hep baharda gitmiş kış mevsiminin yarattığı güzellikleri görme fırsatım olmamıştı. Bu cumartesi buna imkan buldum.

Saat 6:00
30 kişilik bir grupla Maşukiye ye doğru yola çıktık. Sabahın erken saatleri olması münasebetiyle herkes mahmur uyukluyordu e tabi bende. Yaklaşık saat 8.00 gibi Maşukiye Çamlı Konak tesisine geldik. Masalarımız önceden rezervasyonlu olduğu için herşey hazır bizi bekliyordu. Semaverde çaylarımız demlenmiş, ekmeklerimiz kızartılmış, ev poğaçaları hazırlanmıştı. Herşey düzenli ve temizdi. Fındık kabukları ile yanan sobanın yanındaki masaya konuşlandık. Eskiden hiç üşümezdim ama son zamanlarda çok üşüyorum. Bu sıcaklık iyi geldi. Kahvaltıda neler yoktu ki.. Ev yapımı reçeller, lezzetli zeytinler, kaşar ve beyaz peynir, fındık kreması, acuka, tereyağ, kaymak, yumurta, közde pişirilmiş patates, bal ve pişi. Ben hamur kızartmalarını, böreği, poğaçayı kahvaltıda çok severim. Sıcak sıcak masamıza sürekli pişi ve ekmek kızartması servisi yapıldı. Öyle lezzetliydi ki hele o acuka.. Sırf acukası için bu mekana yine gelinir. 



Kahvaltımızı ettikten sonra Sapanca ya doğru yola çıktık Sapanca gölü etrafında biraz gezdikten sonra saleplerimizi içip Abant'a geçtik



Meyve bahçeleri olan Mehmet amca nın tavukları henüz yumurtlamış. Mehmet amca çok misafirperver. İkramı çok seviyor.
Taze köy yumurtası. Tavuk yumurtladıktan 5 dakika sonra Kazım'ın midesinde

Abant ta kar keyfi

Niye daha fazla yürümüyoruz diyen canlı hareketli uyumlu bir grup


Bırak resim çekmeyi hadi kartopu oynayalım









Karı doyasıya yaşamak 








Abant' ta gölün etrafında biraz yürüdükten sonra yine önceden sipariş vermiş olduğumuz mangalda tavuk, sucuk ve köfte ile kızarmış biber ve salatalı öğlen yemeğimizi yedik. Bu arada bir arkadaşımızın doğumgününü kutlamayı da ihmal etmedik. Bu kadar yemekten sonra biraz hareket etmek gerekti. Köylülerin karlı tepelerden şambrellerle kayak yaptırdığını duyunca,  İstanbul'da doyasıya yaşayamadığımız kar keyfini çıkarmak için bu etkinliğin yapıldığı lokasyona geldik. Ben burada kaymaktan çok fotoğrafçılık görevi üstlendim. Grubun resimlerini çekmek çok eğlenceliydi. Bu arada geçtiğimiz yıl bu işi yapmak yasakken köy muhtarlarının talebi üzerine cuma günü yasak kaldırılmış. Bu da Zeynep'in şansı olsa gerek :) Bu yasağın kaldırılmasına her ne kadar sevinsem de o bölgede hiç bir denetim ve korumanın olmadığını gördüğümde sık sık kaza ve yaralanmalarla karşılacağına eminim. Çünkü bu organizasyonu yapan köylüler sadece şambrel kiralamakla meşguller. Kayılan alanda hiçbir güvenlik önlemi yok ve insanlar kafalarına göre kaydıkları için birbirlerine çarpmaları an meselesi. Hele ki kayılan bölümün her iki yanında ahşap direkler olduğu düşünülürse tehlike düşünülenden çok daha büyük. Neyse ki benim grubum kazasız bir şekilde eğlencenin tadını çıkararak gezimizin bu en keyifli kısmını tamamladılar.