23 Mayıs 2012 Çarşamba

Kuzumun gösterisi. Tiyatro dünyası yeni bir yetenek kazanıyor.

Dün kızımın müsameresi vardı.
Aylardır bu gösteriye hazırlanıyorlar. Her akşam defalarca tekrarlanan replikler, anlatılan anektodlar yapılan hatalar ve kazanılan başarılar. Sonunda çalışmalarının meyvesini yani seyircilerinin alkışlarını duymaya gelmişti sıra. Çok heyecanlı olacağını düşündüğüm Zeynep kendinden gayet emin yatağına yattı ve sanki ertesi gün sahneye kendisi çıkmayacakmış gibi mışıl mışıl uyudu. Cemal Reşit Rey de verdiğimiz konser öncesi nasıl heyecanlı olduğumu hatırlıyorum da şimdiki çocukların nasıl kendilerinden emin olduklarını görünce onlara imreniyorum doğrusu.
Hemşire Falcı ve Cadı
Gösterimiz başlamadan evvel çocukların hazırlanması gerekiyordu. Kostümlerin kreatörü olarak onlarla ilgilenmek çok keyifliydi. Hepsi hazırlanmak için sırada bekliyorlardı. Nasıl da mutluydular.

ve de anne

hepsi çok heyecanlı

çocuklar nefis bir performans gösterdi. gülse dide ela ve zeynepciğim
Çocukların bu mutlulukların bir kaynağı da hepsinin annesi/ babasının onları izlemeye gelmiş olmasıydı. Hepsinin ağzında tek bir cümle vardı. "Annem benim için gelecek. Annem beni izleyecek." Coşkuları görülmeye değerdi. Ne var ki öğrencilerden bir tanesi vardı ki boynu bükük olup biteni izliyordu. Önce anlam veremedim neden uzaktan uzağa bizleri süzdüğüne. Güzel akça pakça tatlı sempatik bir suratı olan şirin bir kızcağızdı bizi izleyen. Gösteri vakti gelmişti. Oyuncular kulisteki yerlerini aldılar. Kulise geçip son bir kez daha kızıma ve arkadaşlarına başarılar diledim. Oyunun başlamasına 5 dakika vardı. :) Ve çocukların tek merak ettiği şey. Annelerinin izleyiciler arasında olup olmadığı. Hepsi tek tek bana annelerinin gelip gelmediğini sordu. Hatta bir tanesi o kadar merak ediyordu ki ağladı ağlayacak. Neyse ki son dakika annesi gelmişti ve Beyza rahat bir nefes aldı. Oyun başladı, çocuklar nefis bir performans gösterdiler. Bir kişi hariç. Burada ismini zikredip deşifre etmek istemediğim çocuk biz hazırlanırken bizi uzaktan gözleyen çocuk. Repliğinde yer alan hiçbir kelimeyi söyleyemedi. Ne yapacağını unuttu. Oysa ki rolüne ne kadar çok çalışmıştı. Biz izleyiciler moral olsun diye kocaman bir alkışla yüreklendirmek istedik ama çabalarımız nafileydi. Nedenini sonra öğrendim ki zeynep in bu arkadaşının annesi gösteriye gelmemiş kızını bu önemli gününde yalnız bırakmıştı. Bile isteye olmadığına eminim. Mutlaka gelmek istemiş ama uygun şartlar oluşmadığı için kızının performansını izleyememiş yanında olamamıştı. Fakat tahmin edeceğinizden çok daha fazla olumsuz etkilemişti kızını bu durum. Oyunda olumsuz ruh hali onu paralize etmiş yok olmak ister gibiydi. Oyun bitince zeynep i eve götürürken yanıma yaklaşıp " zeynep eve mi gidiyor ben gidemem ki annem gelmedi benim" deyişi vardı ki hala andıkça içim titriyor ve gözlerim doluyor. Bu duruma çok üzüldüm doğrusu. Keşke onun için yapabileceğim birşey olsaydı. Bir çocuğun bu kadar umutsuz ve mutsuz olduğuna hiç şahit olmamıştım.
Buradan annelere ve anne personeli olan patronlara yöneticilere sesleniyorum. Lütfen bu gibi durumlarda annelere anlayış gösterin. Anneyi mutlu etmekten çok çocuğa neler verdiğinizi tahmin bile edemezsiniz.