6 Şubat 2012 Pazartesi

Ördeğin Laneti!!!!!!!!!!!! ( Hafta sonu başıma ne geldi? )


Hafta sonu misafirim vardı. Beni tanıyanlar bilirler misafirlerime hazırlayıp ikram ettiğim yegane yemek fırında levrektir :) (daha önce bana misafir olmuş olanların bu cümleyi okuyunca güldüklerine eminim) Hatta cuma günü arkadaşlarımla konuşurken yemeğe misafirimin geldiğini söylediğimde ilk soru levrek yapacaksın değil mi oldu. Bunu duyunca artık bazı şeylerin değişmesi gerektiğine karar verdim. Levrek yargısı yıkılmalıydı artık. :)

İlk işim bir süpermarkete gidip temizlenmiş bütün halinde satılanlardan PEKİN ÖRDEĞİ almak oldu. Malumunuz Çin soylularının yediği ünlü yemeklerdendir zatı alisi.. :) Ördeği ve portakallarımızı aldık. Eve gelip üzerindeki pişirme süresine baktım. Normal pişirmeyle 120 dakika yazıyordu. Düdüklü tencerede pişireceğime göre bu süreyi daha kısa tutmaya karar verdim ve 90 dakikaya ayarlayıp ördeği suyun içine koydum. Piştikten sonra tepsiye yerleştirip fırına attım. Nar gibi kızardı. Çok güzel gözüküyordu.


İkram zamanı gelip çatmıştı..

İlk skandal ördeği yiyebilmek için sofrada ikiye böldüğümde yetiştiricisi tarafından torba içinde konmuş sakatatların torbasıyla beraber haşlandığını görmekti. Tabi ben kıpkırmızı :)

İkincisi ördek iğrenç kokuyordu. Kokusu hala burnumda.. Sanırım portakal konmasının sebebi kokuyu bastırmakmış :) Şunu öğrendim ki av hayvanları bana göre değil.

Son olarak 90 dakikadan bile fazla pişmesine rağmen eti sığır etinden bile sertti. Kemikleri erimiş fakat eti hala ilk an ki gibi sert kalmıştı. Ve lezzetli bile değildi.

Yıllarca güzel bir yemek ismi söylemek istediğimizde PORTAKALLI PEKİN ÖRDEĞİ ni kullanırız. Artık biliyorum ki bu cümleyi kullananlar henüz bu yemeği tatmamış olanlardır. Siz siz olun artık bu ismi iltifat etmek için kullanmayın :) Şimdi düşünüyorum da yılların hayali bir anda yıkıldı keşke hiç denemeseydim :)