28 Ocak 2012 Cumartesi

Berlin Kaplanı hakkında

Nefis buz gibi bir Ocak akşamı. Hafif kar serpiştiriyor. Ve her yer bembeyaz. Bu havalarda en güzel şey sıcacık sinemada güzel bir güldürü izlemek diye düşünüyor ve Ata Demirer' in son filmini  izlemek için sinemaya giriyoruz. Salon tahmin ettiğim gibi dolu. Film boks yaşı bayağı geçmiş ve vücut formu yerinde olmayan, borç batağına saplanmış ve sürekli kaybeden bir Almancının öyküsünü anlatıyor. Berlin Kaplanı'nın senaryo ve öyküsünü yazan Ata Demirer güldürüyü belirli seviyede tutmuş. Güldürüden çok düşünmeye yönelik bir film olmuş. Yılmaz Erdoğan' ın Neşeli Hayat filmi çizgisinde.

Filmden aklımda kalan 2 cümle!

 Maçlarda sürekli niye kaybettiğimi anlıyorum. Kaybedecek birşeyim olmadığı için mücadeleyi gereksiz görüyorum.

 Bir Alman' ı kalpten götürmek istiyorsan planlı programlı bir sürpriz yapın.

 Ailevi ve insani değerleri hatırlattığın için teşekkürler Demirer...