22 Ekim 2011 Cumartesi

Galata Kulesi'nde Kahvaltı

       Uzun süredir Demet Hanım'la baş başa bir program yapmayı planlıyorduk. Sonunda görüşebildik. Demet' in aklına süper bir fikir geldi. İstanbul un en önemli sembollerinden olan ve turistler tarafından görülebilmek için önünde metrelerce kuyruk oluşturulan Galata Kulesi'nde bir kahvaltı düşündü. Bu plana bayılmıştım. Bu sabah
bu eşsiz panoramik manzaralı bu yerde, çok sevdiğim iş arkadaşımla kahvaltı etmekten çok keyif aldım.


       İkimiz de uykuyu çok sevdiğimizden kahvaltımız biraz brunch a dönüşse de  :) kulenin önüne geldiğimizde yaşadığımız kuyruk şoku bize ne kadar acıktığımızı bir kez daha hatırlattı. Neyse ki rezervasyonlu olan ziyaretçilerin kuyruğa girmesine gerek yok, onları özel olarak içeri sıra beklemeden kabul ediyorlarmış. Bi an bu kadar acıkmışken bir de kuyruk mu bekleyeceğiz diye düşündüm. 


















       Resepsiyondaki görevlinin asansör görevlisine Demet Kosaroğlu hanımefendi ve misafiri geldiler deyince kendimi prenses gibi hissettim. Cam kenarında enfes manzaralı masamıza oturduk ve birbirinden lezzetli kahvaltımızı ettik. İthal peynirler, su böreği, peynirli omlet, domates, salatalık, zeytinleri ve jambonlarıyla acıkan karnımızı bir güzel doyurduk. 


Galata Kulesi dünyanın en eski kulelerinden biri olup, Bizans İmparatoru Anastasius tarafından 528 yılında Fener Kulesi olarak inşa ettirilmiş. 1204 yılındaki 4. Haçlı Seferi'nde geniş çapta tahrip edilen kule, daha sonra 1348 yılında "İsa Kulesi" adıyla yığma taşlar kullanılarak Cenevizliler tarafından Galata surlarına ek olarak yeniden yapılmış. 1348 yılında yeniden yapıldığında kentin en büyük binası olmuş.
Galata Kulesiİstanbul'un Galata semtinde bulunan ve şehrin en önemli sembollerinden biri olan 528 yılında inşa edilmiş bir kule. Kuleden İstanbul Boğazı,Haliç ve İstanbul, panoramik olarak izlenebilmekte.
Galata kulesi 1445-1446 yılları arasında yükseltilmiş. Kule Türklerin eline geçtikten sonra hemen her yüzyıl yenilenmiş ve tamir edilmiş. 16. yüzyılda Kasımpaşa tersanelerinde çalıştırılan Hıristiyan harp esirlerinin barınağı olarak kullanılmıştır. Sultan III. Murat'ın müsaadesiyle burada müneccim Takiyüddin tarafından bir rasathane kurulmuş, ancak bu rasathane 1579'da kapatılmış.

17. yüzyılın ilk yarısında IV. Murat döneminde Hezarfen Ahmet ÇelebiOkmeydanı'nda rüzgarları kollayıp uçuş talimleri yaptıktan sonra, tahtadan yaptırdığı kartal kanatlarını sırtına takarak 1638 yılında Galata Kulesi'nden Üsküdar-Doğancılar'a uçmuş. Bu uçuş Avrupa'da ilgi ile karşılanmış, İngiltere'de bu uçuşu gösteren gravürler yapılmış.
1717'den itibaren kule yangın gözleme kulesi olarak kullanılmış. Yangın, ahalinin duyabilmesi için büyük bir davul çalınarak haber verilmekteymiş. III. Selim döneminde çıkan bir yangında kulenin büyük bölümü yanmış. Onarılan kule 1831 yılında başka bir yangında yine hasar görmüş ve onarılmış. 1875 yılında bir fırtınada külahı devrilmiş.1965'te başlanıp 1967'de bitirilen son onarımla da kulenin bugünkü görünümü sağlanmış.