Orhan Pamuk un eskiden yazmış olduğu kitaplardan biri geçti elime. Sevgili Oya cığım tavsiye etti. Uzun bir süre başucumda okunmayı bekledi ama o kitabı okumak için en iyi zaman bir seyahatti. Onu da geçtiğimiz hafta değerlendirmiş oldum. Okudum. Ama sevmedim, sevemedim. Orhan Pamuk eskiden de tarzı aynıymış demek ki..Hiç değişmemiş. Hep birbirini tekrar eden sahneler kitap boyu devam ediyor.Roman Kösem Sultan döneminde geçiyor. Venedikli bir bilgin esir düşüyor ve bilgisini kullanabileceği anlaşılınca Paşa tarafından himaye altına alınıyor.
Fakat din değiştirmemekte direnen bilgin, paşa tarafından bir hocaya satılıyor. Hoca da çok bilgili ve ve bilime meraklı olduğundan bu Venedikliyle iyi anlaşıyorlar. Hikaye bu şekilde başlıyor ve iki insanın, iki kültürün benlik arayışı şeklinde sürüyor. Hoca hem bilimi merak etmeyen ve düşünemeyen insanlara kızmakta hem de onlara benzemektedir. Hoca nın kendini sorgulaması için Venedikli iyi bir vesiledir. Venedikli için de durum pek farklı değildir.
İnsana dair birçok duygunun olması kitabın ilgi çekici özelliği. Konusundan çok düşündürdükleri nedeniyle okunabilir.