3 Eylül 2011 Cumartesi

Hayat, Ölümle Birlikte Uyandığımız Bir Rüya

Paulo Coelho'nun Elif romanında hayatın gerçeği ve felsefesinin anlatıldığı bir paragraf paylaşmak istiyorum. "Yolculuk bitmiş, maceranın sonuna gelinmiştir.
Üç gün içinde hepimiz evlerimize dönmüş olacaktık Alilelerimizle hasret giderecek çocuklarımızı görecek birikmiş mektuplarımıza göz atacak çektiğimiz yüzlerce fotoğrafı gösterecek trenimiz geçtiğimiz şehirler karşımıza çıkan insanlar hakkında hikayeler anlatacaktık.
Hepsini kendi kendimizi bütün bunları yaşadığımıza inandırmak için yapacaktık. Üç gün sonra günlük rutine döndüğümüzde sanki onca yolu tepmemişiz o kadar uzaklara gitmemişiz gibi gelecekti bize. Elimizde fotoğraflarımız, biletlerimiz olacaktı tabii, yolda topladığımız anılar olacaktı, ama zaman -hayatlarımızın biricik, mutlak, ezeli ve ebedi efendisi olan zaman- bize, "sen bu evden, bu odadan, bu bilgisayarın başından hiç ayrılmadın" diyecekti. İki hafta mıydı geçen? Koca bir hayatın içinde bu nedir ki? Sokakları nasıl bıraktıysak öyle bulacaktık, komşular aynı dedikodulara devam ediyor olacaktı, sabah gazetesi kelime kelime aynı haberleri verecekti.

Coelho, yaşamın bir oyun, bir rüya, bir aldanış olduğunu çok güzel anlatmış romanında..