21 Ağustos 2011 Pazar

Yeni farkettim

33 yaşındayım ve yazı sevmediğimi yeni farkediyorum. Son birkaç senedir bunu hissediyordum ama bilincim bu hissiyatımı su yüzüne çıkarmamak için epey bir ugraştı. Fakat ugraştığı mücadeleden artık ben galip çıkıyorum. Farkındayım herşeyin. Güneş, kum, deniz, tatil ruhuma yapılan bir işkenceden farksız. Sosyal, toplumsal dayatmalarla, modernize kurgularla, beyin yıkamalarla zorla sevdirildiğini düşünüyorum artık bu herkesin dilinden düşürmediği tipik yaz tatili sevecenliklerini. Güneşin nesini sevmeli insan? Madem sevilmesi gereken birşey ne diye ondan korunmak için 60 faktörlü kremler sürüyoruz, kafamıza bizi terleten koca koca şapkalar geçiriyoruz, doğalında kendini rüzgarın dansına bırakmak olan saçlarımız şapkanın içine hapsetmeyi neden seçiyoruz? Neden gözlerimizi o çok sevdiğimiz güneşte açamayıp yüzlerce lira ödeyip koruyucusu yüksek güneş gözlükleri satın alma derdine düşüyoruz? Ya güneşlenirken her yerinize yapışan kumlar!! Bi yandan sıcaklığın etkisiyle terleyen vücuda krem sürmenin rahatsızlığını iliklerimizde hissederken bir yandan da kumların bizi kaşındıran ve rahatsız edici etkisini nasıl bertaraf etmeli? Denize gelince.. O da ayrı bir deneyim konusu. Su temizse deniz kestanesi, kirliyse deniz anasının mevcudiyetinden bahsedilir. Doğrudur da.. İyi de her ikisi de siz denizdeyken rahatsız edebilecek iki canlı. Deniz anası görürsün, bu suyun kirli olduğu anlamına gelir, su kirlidir girme! Deniz anasının A sı yoktur her damla pırıl pırıldır o zaman da deniz kestaneleri düşmanın ayağında patlamak üzere bırakılmış mayınlar gibi sinsi sinsi yatmaktadır senin basacağın yerlerde. Bu kez de kestanenin ayağına ya da vücudunun herhangi bir yerine batma ihtimali nedeniyle giremezsin suya. Deniz sakin olur sıkılırsın, dalgalı olur genzine su kaçar yine sıkılırsın. Günün sonunda sıcaktan ve sudan başın dönmüş, şaşkına çevrilmişsindir. Şezlongta yatıp kitap okumaya kalksan buna ne güneş izin verir ne de esip üzerinden geçip giden - ya da yapışıp kalan kumlar! Tek bir dileğin vardır. Akşam olsa da denizin, güneşin etkisi geçsin.

Ben yazı sevmiyorum. :( ve bir an önce bitsin istiyorum.