17 Nisan 2011 Pazar

Kıldan bir mevzu.. Nestle..

Tiyatrodan çıktığım rutin akşamlardan biri. Kadıköy’deyim. Canım çikolata istedi. En sevdiğim marka Nestle. Etrafa bakıyorum. Evet bir kuruyemişçi. Standında onlarca çikolata. Gözüme daha önce hiç karşılaşmadığım Nestle Parmak çikolata takılıyor. 50 Krş. Ne kadar da sevimli gözüküyor. Yenilikleri denemeyi severim. Hemen 3-4 tane satın alıyorum. Keyifle paketini açıyorum. Isırıyorummmm veee içinden kocaman bir kıl çıkıyor. Çikolata ikiye ayrıldı ama parçalar kopmuyor. Kıl bağlıyor iki çikolata parçasını birbirine. Parçaları birbirine bağlayan kıl benim Lovemark ım Nestle’den kopuşumun simgesi oluyor. Ertesi gün müşteri hizmetlerini arıyorum. Nestle müşteri hizmetleri durumu anlattığımda gönderin ürünü inceleyelim diyor gayet soğukkanlılıkla.. En ufak bir tedirginlik, endişe, şaşırma yok. Nasıl göndereceğim? Aldığınız satış birimine bırakın onlar bize gönderir diyorlar. Bunu oraya bırakmak için Kadıköy’ e gideceğim öyle mi diyorum? İyi o zaman kuryeye verin deniyor. Gülüyorum. Ücretini biz karşılarız diyorlar. Lütufla. Kızmaya başlıyorum. Buraya biri gelsin ve durumu bana açıklasın diyorum. Kendi kuryelerinden birini yollayacakları bilgisini veriyorlar. Yeterli bulmuyorum. Konuyla ilgili bir yetkili ile muhatap olmak istediğimi söylüyorum. Tekrar arayacaklarını söylüyorlar ve görüşmeyi sonlandırıyorum. Mahcubiyet beklerken büyük bir pişkinlikle karşılaşıyorum. Şaşırıyor üzülüyorum. O benim çocukluğumdan beri en sevdiğim marka. Ama şimdi hayal kırıklığımın müsebbibi. Aranıyorum Nestle Bölge Müdürü Buhra Uçkan ziyaretime gelmek istediğini söylüyor. Dava açacağımı söylüyorum. Siz yine açın davanızı ama biz müsaadenizle inceleyelim ve sizi bilgilendirelim. Hatalı olanları uyaralım diyorlar. Geliyor Buhra bey. ‘Kıldan mevzu’ için. Alıyorlar çikolatayı. 1 hafta sonra taşeron şirketlere üretim yaptırdıklarını ve konunun üretimden kaynaklandığını öğreniyoruz. Özür diliyorlar. Kılsızından 2-3 çikolata gönderiyorlar. Artık Nestle denince aklıma iyi şeyler gelmiyor.